Sitemize kaydolduktan sonra her türlü sorunuzu uzmanlarımıza canlı olarak iletebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
Beni Anlayın!
Eylül Özyürek
Çocuklar arasında oyuncağımı aldı kavgası çok olur. Çoğu zaman ağlayarak şikâyete gelirler: "Oyuncağımı aldı".
Büyüklerden aldığı cevap şu olur: "Olsun sen de başka bir oyuncakla oyna".
O anda çocuk anlaşılmayı bekler. Çünkü o nesneyle arasında bir bağ kurmuştur. Ve o nesneyi kaybetmiş olduğunu düşünmek onu üzmüştür.
Büyükler için çok önemsiz olan küçük bir şey, çocuk için vazgeçilmesi zor ve önemli bir şey olabilir.
Büyüklerin yapması gereken davranış, çocuğun sevinciyle, üzüntüsüyle ya da korkusuyla kurulacak bir özdeşleşmedir. Yani çocuğun durduğu yerden bakmak gerekecektir.
Onu anlamak için, çocuğun bulunduğu yaş aralığını, cinsiyetini, çevresindeki iletişim modelini göz önünde bulundurarak onun hissettiğini, onun gözüyle bakarak görmeye çalışmaktır. Yani empati kurmaktır.
Büyükler, empati kurmadan kendi durdukları yerden hareket ederler. Çoğu zaman çocuğu anlamaz ya da yanlış anladığı için yanlış cevaplar verir. Ve iletişim ciddi şekilde çatışmaya dönüşür.
Bazı nesneler çocuklar için özeldir. Çocuk için oyuncağı veya başka eşyaları çok önemlidir. Çocuk çoğu zaman kırdığı bir oyuncak veya kaybettiği bir nesne için üzülür ve ağlar.
Yetişkin böylesi durumda çocuğa ya kızar ya da önemsemez. "Bunun için ağlanır mı?" tarzında yaklaşımlar çocuğu ikna etmez. Aksine anlaşılmadığını düşünmesine yol açar. Çünkü bu yaklaşımlarda çocuğun anlaşıldığını ifade eden bir tarzı yoktur.
Aksine çocuğun duygularını reddetme, onu önemsiz sayma yaklaşımı vardır. Yetişkinin niyeti bu olmasa da çocuk için durum budur. Çocuk ikna olmadığı için çatışma büyür ve iletişim bozulur.
Olması gereken şudur: "O oyuncağını çok sevdiğini biliyorum. Kırdığın için de üzgünsün" ya da" o oyuncağını kaybettiğin için üzüldüğünün farkındayım". Bu yaklaşım çocuğu sakinleştirir ve yetişkine sorunu çözmeye yönelik fırsat verir.
Benzer sorunlar çocuk için alınacak şeylerde de karşınıza çıkabilir. Çocuk için alışverişe çıkıldığında yaşanan çatışmalar, kavgalar az değildir. "Onu değil, şunu alalım" ifadeleri şiddetli çatışmalara dönüşebilir. Çocuk reddedildiğini düşünür.
Onun için yapılacak alışverişlerde çocuğun seçim yapmasına izin vermek gereklidir. Bu tutum çocuğun özgüven kazanmasına yardımcı olacaktır. İleriki yaşantısında da kendi seçimlerine güvenmesinin zeminini oluşturacaktır.
Ancak gerçek dışı seçimlere yöneldiklerinde bunu izah ederek reddetmek daha makul bir davranış olacaktır.
Çok önemli bir başka çatışma konusu ise arkadaş seçimleridir.
Anne ve babalar çocuklarının çalışkan, terbiyeli çocuklarla arkadaşlık kurmasını isterler. Çocuğun seçimi bu ölçütlerin dışında olursa, ailesiyle arasında ciddi çatışmalar yaşamaya başlar. Çocuk kendi seçimi olan arkadaşları tercih ederken, aile çocuğa kendi ölçütlerine uyan arkadaşları önerir, bazen önermekle kalmaz, çocuk üzerinde baskı kurar. Çocuklar çoğu zaman buna karşı çıkarlar. Bu tür tutumlarda çocuklar seçimlerine güvenilmediğini düşünür. Böylesi durumlarda anne ve baba çocuğun seçim yapmasına izin vermelidir. Yaşanacak olumsuz deneyimleri ve riskleri uzaktan gözlemeli ve müdahale gerektiği durumlarda devreye girmelidir. Özellikle çocuk arkadaşıyla kavga ettiğinde çok üzülür. Şiddetli ağlama krizleri, öfke patlamaları yaşar. Eşyalarını kırar, döker. Anne ve babalar bu tutum karşısında çocuğa "bunun için ağlamaya değer mi?", "Sen doğru arkadaş seçemiyorsun", "kafanı duvara vurunca mı anlayacaksın" ya da "biz sana söylemiştik bu sana uygun bir arkadaş değil" gibi yaklaşımlar çocuğu daha da üzer. Onun yerine, çocuğunuzu sonuna kadar dinleyin. "Bu olay gerçekten seni üzmüş ama iyi de bir deneyim oldu değil mi? Biraz sakinleşince eminim sana uygun çözüm yollarını da bulursun" gibi yaklaşımlar çocuğa yaşadığı şeyin olağanüstü şeyler olmadığını hissettirir. Yine çözüm gücünün de kendisi olduğunun işaretini verir.
Aileler çocuklarını gözlemeleri ve çeşitli aile kuralları oluşturmaları çok doğal ve olması gereken bir şeydir. Ama çocuk üzerinde baskı kurulması doğru olmayacaktır. Çocuğunuz sizinle iletişim halinde olduğu sürece en korkunç hatalardan ya da zararlardan dönülmesi mümkündür. İletişimi zedeleyecek tutum ve davranışlardan uzak durmak çok önemlidir.
Son söz; çocukları dinlemek ve onların algısıyla algılamak olmalıdır.
(Kaynak: www.bizimanadolu.com)